Sevgiye Dair
Bir sorunu yaşarken; paniğe kapılmadan, kendine acımadan ve kendini acındırmadan, kendini onu yaşamaya bırakarak, her ne ise onu ve kendini daha fazla rahatsız etmeden, kabullenerek yaşamak… Elinden geldiğini yapıp, elinden gelmediğine üzülmeden, acının çekilmesiyle yaşamın eksilmediğini, aksine acıların, uzun vadede sevgiyi derinleştirdiğini, sevgi yoluna döşenen taşlar olduğunu bilerek yaşayabilirsin…
Paniğe sevkeden şeyler: suçluluk duymam: kendim yaptım, benim yüzümden oldu. Ya çözümü yoksa… Bir anlık dikkatsizlik yüzünden ömür boyu çekmek zorundayım ben ne yaptım böyle, ne kadar dikkatsizim, keşke o an onu yapmasaydım, başıma bu gelmeyecekti…
Bütün bunlar benim içime kazınmış, gerçeklik ne olursa olsun kendimi yiyip bitirmeme neden olan, takıntılı ve kendimi sevmememe yol açan hisler. Başka hiçbir şey değil sevgilim.
Her ne olursa olsun, ben seni seviyorum.
Her ne olursa olsun, benim sana olan sevgim değişmeyecek.
Her ne olursa olsun, sana olan sevgim hep daha büyüyecek.
Sevgi yanlışlar yüzünden yargılanarak esirgenen bir şey değildir.
Sevgi suçlama ve cezalandırma yoluyla dışlayıcı değildir.
Sevgi bir köz gibidir, sürekli yanar, onunla beraber yanmak istersen, üzerindeki küle üflemen yeterlidir, külün altındaki parlaklığını hemen hissedersin.
Üflemesen de o yine de oradadır, hiçbir güç, içinde yanan o sevginin ateşini yokedemez.


Acılar uzun vadede sevgiyi derinleştiriyor öyle değil mi? Gerçekten de öyle ama anlamak için yazını okumam gerekiyormuş. Yüreğine sağlık.
Yusuff
Temmuz 28, 2011